Erdal Demirkıran’ın nam-ı diğer “Dünyanın En Akıllı İnsanı” temelde ön yargıyı ve paranın gücünü konu alan fantastik hikayeyle birleştirdiği “Parayı Bulduğum An Alayını..” kitabını okudum. Ön yargıları yıkmayı amaçlayan bir Erdal Demirkıran klasiği. Tam olarak ön yargı hakkında içimden geçenleri anlatmakla kalmamış bunu fantastik bir hikayeyle eşsiz şekilde birleştirmiş Demirkıran. Kitabı dışarıdan aldığınızda kesinlikle hiç bir bilgi yok. Arkasında -yine bir Erdal hoca klasiği- kitapta geçen fantastik isimlerle alıntılar var. Bu alıntılar için aşağıdaki kitapyurdu.com’dan alınma görüntüye bakabilirsiniz.
Kitabı genel olarak beğendim. Dışarıdan roman gibi görünse de esasında bir düşünce kitabı. Felsefi açıdan insanlara ön yargıyla yaklaşmanın nelere mal olabileceği ve ayrıca paranın gücünü iyi anlattığını söyleyebilirim. Ayrıca kitabın diğer verdiği mesajlar arasında paranın neler yaptığı, yapabileceği, toplumsal düzen de var.
Edebi açıdan inceleyecek seviyede değilim fakat başlarda çok uzun cümlelerle yazılanı kaçırdığımı söyleyebilirim. Yani paragraf halinde 3-4 satırlık cümlelere yer verilmesi cümlenin ikinci defa okunduğunda ancak anlaşılmasına neden olmuş.
“Parayı Bulduğum An Alayını..” dünyada bir ilk olduğu söylenen 3B yöntemiyle basılmış. Yani; bağırma, yüksek ses gibi yerlerde kalın yazı; kısık seslerde, fısıltılarda ise gri yazı; seyrek ve sık harflerle ise hızlı ya da yavaş konuşulduğunu anlatması amaçlanmış.
Sürprizlere gelirsek; kitabı ilk açtığınızda şaşıracak ve gülmeye başlayacaksınız bundan eminim [bu da önyargıydı]. Demirkıran yine her zamanki gibi farkını ortaya koyarak çok farklı şeyler denemiş. Zaten ön kapakta kitap başlığının hemen altındaki “+13 hafifçe kazıyınız” kısmı ise oldukça dikkat çekici.
Ayrıca kitapta geçen bir paragraf çok hoşuma gitti. O da şöyle:
Aslında para parayı çekmiyordu, parası olan biraz daha zengin etmek için gösteriyi büyütüyordu. ‘Dövmeyi çok seviyorum, kendim için yaptırıyorum!’ diyenler her nedense bir şekilde görünecek yerlerini çizdiriyordu sadece. ‘Kimseyi etkilemek derdinde değilim, kendim için makyaj yapıyorum!’ diyenler vardı ama süslenip uyumak maksatlı yatağa giren hiç kimse yoktu görünürlerde. Makyaj, dövme ya da benzeri aksesuarlar, kol gibi bacak gibi organa dönüşmüştü adeta; sokağa jölesi, boyasız çıkamayan insanlar vardı.

Mümin Sekman okumaya meşhur çok satan kitabı Herşey Seninle Başlar ile başlamıştım. Beğendiğim bir kitap olmuştu. Bu kitaptan sonra, Sekman'ın son kitabı Herşey Beyinde Başlar'ı aldım...
Parayı bulduğum an alayını kitabı çok güzel olmuş. Erdal Demirkıran’ın ellerine sağlık. Ayrıca türkçe ödevime de çok yardımcı oldu. teşekkürler…
erdal kanka kitapların pahalı olmaya başlıyo.. yapma bunu bize almıyoğ zaten
Ben de klasik bir Erdal Demirkıran hayranıyım. Daha dün D&R’a gittim ama yeni kitaplarını bulamadım maalesef. Azrail’in Secde Ettiği Adam kitabını almayı düşünüyordum. Kalmamış maalesef. :)
Evet kitabı biliyorum ama beğenmedim açıkcası. Erdal Demirkıran’a yakışmayan bir kitap olmuş. Çünkü bir düşünce adamının din hakkında yorum yapması -fetva vermesi- dikiş dikmeyi bilmeyen birisinin terzi olmasıyla eşdeğer bence.
Burak kardeşm çok iyi demişsin..
Kitapta çok aykırı şeyler anlatmaya çalışmış..Aslında bi çoğu hayatımda yer etti.Yalnız takıldığım nokta çok oldu..Yine de iyi bi düşünür..Akıllı bir insan..Ama dediğin gibi..dikiş dikmeyi bilmeyen birisinin terzi olmasıyla eşdeğer